LGS Çalışma Stratejisi: Süreklilik ve Verimlilik Dengesi

LGS Çalışma Stratejisi: Süreklilik ve Verimlilik Dengesi

25.12.2025
İbrahim Özcan

LGS hazırlık süreci, çoğu öğrencinin gözünde devasa ve korkutucu bir “yapılacaklar listesi” gibidir. Türkçe, Matematik, Fen Bilimleri, İngilizce, İnkılap Tarihi, Din Kültürü… Hepsi aynı anda üzerinize doğru yürüyen kalabalık bir ordu gibi görünebilir.

Tam da bu noktada, öğrenciler (ve tabii ki veliler) sınav sürecindeki en kritik şeyi kaybederler: Netlik.

Çünkü LGS’de başarı, karmaşık, sayfalarca süren ve uyulması imkânsız planlardan değil; az sayıda ama “pazarlığa kapalı” alışkanlıklardan gelir. Başarı, bir sihir değil, bir süreklilik sistemidir.

Bu yazıda, LGS hazırlığının omurgasını tek ve sağlam bir stratejiye indirgiyoruz: Her gün paragraf ve matematik. Her hafta din ve inkılap.

Gelin bu stratejiyi ve neden işe yaradığını detaylarıyla inceleyelim.

1) LGS’nin Omurgası: “Beceri” Dersleri Neden Her Gün İster?

LGS müfredatındaki bazı dersler saf bilgiye dayanır, bazıları ise “beceri”ye. Türkçe (özellikle anlam bilgisi) ve Matematik, tam olarak bu ikinci gruptadır. Beceri derslerinin çok belirgin bir huyu vardır: Ara verdiğiniz an geriye giderler. Buna nankörlük demeyelim, “bu işin doğası bu” diyelim.

1.1. Her Gün Paragraf: Sınavın Gizli Motoru

Paragraf çözmek sadece Türkçe netlerinizi korumak değildir. Paragraf, aslında bütün sınavın gizli motorudur. Çünkü LGS sorularının çoğu, konuyu bilip bilmemekten önce öğrencinin okuma becerisini ölçer:

  • Ne okudun?
  • Soru senden ne istiyor?
  • Soru neyi demiyor?
  • Çeldirici şık nereye saklanmış?

Düzenli paragraf antrenmanı, zihninize ve gözünüze bir filtre takar. Soru kökünün kritik kelimelerini, “asla / sadece / en uygun / çıkarılamaz” gibi tuzakları çok daha hızlı seçmeye başlarsınız.

Bunun meyvesini sadece Türkçe dersinde yemezsiniz; Fen’deki o uzun deney yorumlarında, İnkılap Tarihi’nin karmaşık metinlerinde ve Matematik’in yeni nesil problemlerinde de bu okuma refleksi sizi kurtarır.

Duvara Asılacak Kural: “Her gün iki elim kanda da olsa anlam sorularını çözmem gerekiyor.”

Bu bir abartı değil, sınav refleksi inşasıdır.

  • Uygulama: Her gün 20–30 soru paragraf (sözcükte, cümlede ve parçada anlam). O gün deneme çözmüş olsanız bile, paragraf rutini ayrı bir ısınma turu gibi devam etmelidir.

1.2. Her Gün Matematik: Sadece Bir Ders Değil, Psikolojik Bir Saha

Matematik, katsayısı nedeniyle LGS’de en çok puan getiren derslerden biridir. Ancak daha önemlisi, matematik testinin içinde gizli bir “psikoloji oyunu” vardır.

Sınavın başındaki bazı “kolay” matematik soruları, çoğu öğrencide tehlikeli bir hissi tetikler: “Bu kadar kolay olamaz, kesin bir bit yeniği var.”

İşte o an, saat işlemeye başlar. Öğrenci soruyu tekrar tekrar okur, küçük bir şüpheyle zaman kaybeder ve dikkatini sızdırır. Bu sızıntı birkaç soruda devam ederse, sınavın kaderini belirleyecek zor sorular geldiğinde zihin artık tam dolu değildir.

Bu yüzden her gün matematik demek, “her gün yüzlerce soru çözmek” demek değildir. Asıl amaç şudur:

  1. Elin sıcak kalması (işlem hızı ve pratiklik).
  2. İşlem hatalarını minimuma indirmek.
  3. Zor soruya enerjiyi saklamayı öğrenmek.
  4. Sorula “inatlaşmak” yerine turlama refleksini kazanmak.

Özellikle 420–450 puan bandındaki öğrenciler için matematikteki sıçrama, çoğu zaman daha çok konuyu bilmekten değil, daha az hata yapmaktan geçer. Bazen 15–20 dakikalık günlük işlem antrenmanı bile netleri yukarı taşır.

  • Uygulama: Her gün kısa ama düzenli matematik.
  • 10–15 dakika işlem/temel pratik (özellikle hata yapıyorsanız).
  • 15–20 dakika seviyenize uygun (kazanım ya da yeni nesil) soru.
  • Altın Kural: Çözülemeyen soruda 3–4 dakika sınırı koyun. Çözemiyorsan geç, işaretle, sonra dön (Turlama Tekniği).

Unutmayın; matematikte gelişen öğrenci beynine “Ben bunu yapabiliyorum” mesajı yollar. Bu özgüven Fen’i de İnkılap’ı da yukarı çeker.

2) Haftanın Sessiz Kazananları: Din Kültürü ve İnkılap Tarihi

Günlük rutin (Matematik + Paragraf) oturunca sıra, genellikle “cepte” sanılan o iki derse gelir: Din Kültürü ve İnkılap Tarihi. Bu dersler ihmal edilmeye çok müsaittir ve tam da bu yüzden sınavda en büyük sürprizleri yaparlar.

2.1. Haftada 30 Dakika: Az Ama Doğru Kullanılırsa Altın Değerinde

Bu dersler için stratejimiz net: Haftalık en az yarım saat.

Kulağa çok az gelebilir ama doğru yapıldığında “sınav günü şoku”nu engeller. Risk şudur; öğrenci “kesin yaparım” gözüyle baktığı bir soruyu kaçırınca mesele sadece kaybedilen puan olmaz, büyük bir özgüven kırılması yaşanır. O kırılma, sınavın geri kalanına (özellikle sayısal bölüme) bir şüphe virüsü gibi yayılır.

2.2. Bu Derslerde Asıl Tehlike: Bilgi Eksikliği Değil, Kavram Kargaşası

Din ve İnkılap derslerinde en çok fire nereden verilir? Konuya “aşinayım” sanıp, aslında kavramı tam bilmemekten.

  • Din Kültürü: Kavramların içini karıştırmak (Örn: Kader-kaza, tevekkül, cüz-i irade vb.)
  • İnkılap Tarihi: Terim ve antlaşma maddelerini yorumlayamamak, olayların neden-sonuç bağını kuramamak.

Burada en stratejik kaynak, kalın konu anlatımlı kitaplar değil, MEB ders kitabıdır. MEB metnini okuyup kavramların altını çizmek ve “Bu ne demek?” diye not almak çok daha verimlidir.

  • Uygulama (Haftalık 30 dk):
  • MEB kitabını açın.
  • Ünite/konu taraması yapın.
  • Bilmediğiniz veya karıştırdığınız kavramları küçük bir listeye yazın.
  • 5–10 kısa soru ile pekiştirin.

Bu çalışmayı, yoğun bir denemenin ardından “zihin boşaltma ama çalışmayı sürdürme” seansı (aktif dinlenme) olarak da kullanabilirsiniz.

3) Sistemi Haftaya Yaymak: Basit Bir Model

Karmaşık planlara gerek yok. Mantık şu şekilde işlemeli:

  • Sabitler: Her gün Paragraf + Matematik.
  • Değişkenler: Fen Bilimleri, İngilizce ve ihtiyaca göre konu öğrenimi.

Örnek Ritim:

  • 4 Gün: Yeni konu çalışması + Soru çözümü.
  • 2 Gün: Tekrar + Denemelerde çıkan yanlışların analizi.
  • 1 Gün: Dinlenme.

Evet, gerçekten dinlenme. Dinlenme günü “hiçbir şey yapmamak” olmak zorunda değil; ama zihni yenilemek şarttır. Yorgun bir beyin, soru çözerken bile kendini sabote eder.

Velilere Özel Not: Çocuğunuzun Yanında “Doktor” Olun

Deneme sonuçları kötü geldiğinde evlerde genellikle şu sahne yaşanır: Öğrenci üzülür, veli panikler, ortam gerilir… Ve öğrenci bir sonraki çalışma gününe “duygusal borçla” girer.

O anlarda kendinize şu soruyu sorun: Doktora gittiğinizde doktorun sizinle birlikte “Eyvah, ne yapacağız şimdi!” diye dağılmasını mı istersiniz, yoksa sakince teşhis koyup tedavi planı çizmesini mi?

Çocuğunuzun o an ihtiyacı olan şey sizinle birlikte üzülmek (duygusal ortaklık) değil, sakin yönlendirmedir.

Sizin soğukkanlılığınız, onun dayanıklılığını inşa eder. Panik yapmayın, analize odaklanın.

LGS’de “Sihir” Yok, Sistem Var

LGS’de başarı; daha fazla kaynak, daha fazla plan veya daha fazla karmaşa ile gelmez. Başarı, şu iki kuralı bozmamaktan geçer:

  1. Her gün: Paragraf + Matematik
  2. Her hafta: Din + İnkılap (En az 30 dk, MEB odaklı, kavram avcılığı)

Bu kadar. Basit görünüyor diye küçümsemeyin. Basit olan şeyler, doğru ve istikrarlı yapıldığında inanılmaz güçlü olur. Çünkü LGS, “bir günde parlama” sınavı değil; aylarca düşmeden yolda kalabilme sınavıdır.

Karmaşayı azaltın, ritmi kurun, pazarlığı kapatın. Netler, bu disiplinin arkasından zaten gelecektir.