LGS’de Puanınızı Sabote Eden Gizli Düşmanlar: “Dikkatsizlik” Masalını Bırakıp Gerçek Oyunu Oynamak
LGS hazırlık süreci bazen tuhaf ve sinir bozucu bir döngüye girer: Çalışma vardır, emek veriliyordur, denemeler çözülüyordur… Ancak özellikle 420–470 puan bandında ibre bir türlü "yukarı vitese" geçmez.
Bu noktada veli tarafında o tanıdık ikilem büyür: "Acaba daha fazla mı ittirsem, yoksa akışına mı bıraksam?" Öğrenci tarafında ise savunma cümleleri sıklaşır: "Ya hocam çok basit bir şeydi… okuma hatası… işlem hatası… yoksa biliyordum."
Şimdi rahatsız edici ama bir o kadar da kurtarıcı gerçeği masaya koyalım: Bu puan bantlarında "basit hata" diye bir şey çoğu zaman yoktur. Varsa bile sorunu açıklamaya yetmez. Çünkü LGS’de yapılan 10–15 yanlış, "bir anlık dalgınlık"la açıklanacak kadar masum değildir.
Bu yanlışlar genellikle Bilgi Temeli + Strateji + Psikoloji üçgeninde oluşan gizli bir sabotajın sonucudur.
Bu yazıda; süreci içten içe baltalayan 5 gizli düşmanı detaylandıracağız. Amacımız suçlu aramak değil; doğru teşhis koymak ve somut çözümler üretmek.
Gizli Düşman 1: “Okuma Hatası” Efsanesi
(Asıl Adı: Bilgi ve Strateji Açığı)
"Okuma hatası yaptım" cümlesi, sınav sonrası insanın içini rahatlatır. Çünkü hatayı "okuma hatası" olarak etiketleyince, sanki konu tamammış da sadece göz bir an kaymış gibi hissedilir.
Ancak gerçek okuma hatası şudur: Soruda "Canı" yazarken sen "Cem" okursun. Nokta. Bu çok nadir olur.
Çoğu öğrencinin "okuma hatası" diye anlattığı şey ise aslında şudur: Soruda çözümü belirleyen anahtar kelime oradadır ama öğrenci onu fark etmez.
- Örnek: Fen sorusunda geçen "katı" ibaresi… Eğer o kelimenin o sorunun kaderini değiştirdiğini bilmiyorsan (bilgi eksiği), gözün onu görse bile beynin "önemli" diye işaretlemez. Yani hata gözde değil; radarı eğitilmemiş zihindedir.
Ne Yapmalı? (Uygulama)
Deneme analizinde yanlışın yanına "okuma hatası" yazmak yasaklanmalı. Onun yerine şu iki etiket kullanılmalı:
- Kritik kavramı tanımıyordum: (Bilgi açığı)
- Kritik noktaya enerjiyi saklayamadım: (Strateji açığı)
Pratik Teşhis: Bir yanlışın "okuma" mı yoksa "bilgi" mi olduğunu anlamanın en net yolu, MEB kazanım sorularını (şıksız/doğrudan sorular) çözmektir.
- Yapıyorsa: Konu biliniyor, sınav stratejisi çalışılacak.
- Yapamıyorsa: "Biliyorum" cümlesi tatlı bir savunma mekanizmasıdır; konu eksiği vardır.
Gizli Düşman 2: “Basit İşlem Hatası” Rahatlığı
(Asıl Adı: Temel Beceri İhmali)
Bu bandın klasik cümlesi: "Hocam sadece işlem hatası yapmışım…"
Gerçek şudur: İşlem hatası çoğu zaman bilmemekten olur. Ya temel oturmamıştır ya da hız baskısı altında temel işlemler otomatikleşmemiştir. LGS’de problem çözmek aslında iki katmanlıdır:
- Üst Katman: Problemi okuma, yorumlama, strateji kurma.
- Alt Katman: Dört işlem, kesir, oran, üslü sayılar gibi temel mekanik.
Eğer alt katman otomatik değilse, üst katman çöker. Çünkü beyin kapasitesi sınırlıdır: Mekanik işleme enerji harcarken, sorunun asıl kritik yerlerinde "pil" biter.
Ne Yapmalı? (Uygulama)
Her gün dersten önce 15 dakika "saf işlem antrenmanı" yapılmalı.
- İçerik: Dört işlem + kısa aritmetik + hızlı kesir/ondalık dönüşümleri.
- Amaç: "Daha çok soru" çözmek değil, daha az zihinsel yük oluşturmak. Temel otomatikleşince stratejiye alan açılır.
Gizli Düşman 3: “Bilgi Hamallığı”
(Asıl Adı: Bilgiyi Damıtamamak)
Bazı öğrenciler çok çalışıyor gibi görünür ama aslında "bilgiyi taşır"; kullanamaz. Defterler kabarır, konu videoları izlenir, altı çizilir… Ama yeni nesil soruda zihin kilitlenir.
Çünkü yeni nesil sorular, detayı değil özü ister. Örneğin "Mevsimler" konusu kitapta iki sayfa olabilir; ama özü çoğu zaman 8 cümlelik bir iskelete indirilebilir. Bilgi hamallığı şuna benzer: Her şeyi valize tıkıştırıp uçağa yetişmeye çalışmak. Oysa sınav, "valiz ağırlığı" değil, doğru anahtarı doğru anda çıkarma yarışıdır.
Ne Yapmalı? (Uygulama: Damıtma Tekniği)
Her konu için hedef "Damıtılmış Not" çıkarmaktır:
- Fen: 8–10 cümlelik iskelet.
- Matematik: 3–5 kritik kural + 2 tip tuzak.
- Türkçe: Soru kökü kalıpları + çeldirici türleri.
Notlar şunları içermeli:
- Kural/Öz (Tek cümle)
- Sık düşülen tuzak
- Ayırt edici kelimeler (Radar kelimeleri)
Bu işlem ilk başta 30 dakika sürer; sonra 5 dakikaya düşer. En önemlisi: Beyni "kilit kelime avcısı"na dönüştürür.
Gizli Düşman 4: Velinin Sahaya İnmesi
(Asıl Adı: Rol Karışması)
Veli iyi niyetle çocuğa yardım eder: Özet çıkarır, ders anlatır, soruyu çözer, planı o kurar… Ama özellikle 420–470 bandında bu "yardım" çoğu zaman süreci sabote eder.
Doğru metafor çok nettir: Veli teknik direktördür. Oyuncu değildir. Hiçbir teknik direktör sahaya girip maç oynamaz. Çocuğun yerine yapılan her iş, çocuğun zihninde şu mesajı güçlendirir: "Bu benim sorumluluğum değil." Ergenlik çağında bilgi, "birinin anlattığı" olarak kalır. Kalıcı öğrenme, ancak öğrenci kendi emeğiyle sahiplenince olur.
Ne Yapmalı? (Veli Protokolü)
- YAP: Çalışma ortamını kur (sessizlik, zaman, düzen), süreci ölç (deneme takvimi, analiz rutini), duyguyu yönet (eleştiri değil, veri odaklı konuşma).
- YAPMA: Özet çıkarmak, soru çözmek / çözümü "öğretmek", sınav sonrası "hesap sorma" maratonuna girmek.
Gizli Düşman 5: “Gerçekçi Bahaneler”
(Asıl Adı: Konfor Alanı Kılığına Girmiş Kaçış)
En tehlikeli bahaneler, kulağa mantıklı gelenlerdir:
- "Yeni konuyu öğrenince eskisini unutuyorum."
- "Bu kadar çalışınca çocukluğumu yaşayamıyorum."
- "Ben biliyorum ama sınavda olmuyor."
Bunlar gerçek gibi durduğu için insanı uyutur. Oysa çoğu zaman bu cümleler, yapılması gereken zor işin (damıtma, tekrar, analiz, strateji) yerine geçen konforlu bir sığınaktır.
"Unutuyorum" bahanesini şöyle düşünün: Bir insan bir yemek yapmayı öğrendi diye diğerini unutmaz. Unutuyorsa problem hafızada değil; tekrarda ve yöntemdedir.
Ne Yapmalı? (Uygulama)
Bahane duyduğun an, onu tartışmaya açma; veriye çevir:
- "Unutuyorum" → 10 dakikalık mini tekrar + 5 soru kazanım testi.
- "Biliyorum" → MEB kazanım soruları ile kanıtla.
- "Sınavda olmuyor" → Deneme strateji raporu çıkar (Enerji nerede bitti?).
Asıl Kırılma Noktası: Dikkati Değil, Dikkat Yönetimini Eğitmek
Yeni nesil soruların en sinsi tarafı şudur: Öğrenci sorunun metni + görseli + tablo/öncül derken zihinsel enerjisi 100’den 70’e, 50’ye düşer. İç ses devreye girer: "Çok mu zaman gitti?", "Önceki soru da zordu…"
Ve tam %100 dikkat gerektiren şıklar/öncüller kısmına gelince pil bitmiştir. Bu "dikkatsizlik" değil; enerjiyi kritik ana saklayamama problemidir. Yani stratejidir.
Mini Kural: Sorunun "girişindeki uğraş"ı değil, "karar anını" kazan.
Puanı Sabote Eden Döngüyü Kırmak İçin: 7 Günlük Hızlı Başlangıç Planı
Bu yazıyı okuduktan sonra yapılacak en doğru şey "gazı köklemek" değil; tek bir sistemi başlatmaktır:
- Her gün 15 dk temel işlem antrenmanı yap.
- Gün aşırı 1 konu "damıtma notu" (Maksimum 8–10 cümle) çıkar.
- Haftada 2 deneme çöz ve her denemede 10 yanlışın teşhisini yap: Bilgi açığı mı? Strateji açığı mı?
- Veli: Planı ve ortamı yönet, içeriğe karışma.
- Bahane duyulduğunda tartışma değil, kanıt sun (Kazanım sorusu).
Düşmanı Tanımak, Puan Artışının Yarısıdır
LGS’de sıçrama, genellikle "daha çok test"le değil; yanlışı doğru isimlendirmekle başlar. "Okuma hatası" deyip geçersen, sorun yerinde kalır. "Bilgi açığı / Strateji açığı" dersen, yol görünür.
Bugünden itibaren hedef şu olsun: Gözlerinizi suçlamayı bırakın. Beyninize doğru radarı yükleyin. Puanlar bir gecede değil; ama doğru sistemle çok net şekilde yukarı doğru hareket eder.
