LGS'de Gizli Elemeler: Öğrenciler Hangi Aşamalarda Yarış Dışında Kalıyor?

LGS'de Gizli Elemeler: Öğrenciler Hangi Aşamalarda Yarış Dışında Kalıyor?

07.01.2026
İbrahim Özcan

LGS hazırlık sürecini çoğu kişi sadece; “Konuları bitirdik mi?”, “Denemede kaç net yaptık?” soruları üzerinden okur. Oysa bu, buzdağının sadece görünen kısmıdır. Asıl yarış; motivasyonun kırıldığı, rutinin dağıldığı, öğrencinin “Ben aslında çalışıyorum” diyerek kendini kandırmaya başladığı o gri aylarda yaşanır.

Acı ama gerçek şu: Birçok öğrenci bilgi eksikliğinden değil, psikolojik ve stratejik hatalardan dolayı elenir.

Bu yazıda iki kritik şeyi aynı anda yapacağız:

  1. LGS maratonundaki o "gizli eleme noktalarını" görünür kılacağız.
  2. Her ay için öğrenciye ve veliye özel, uygulanabilir bir yol haritası çıkaracağız.

“Eleme Takvimi”: Hangi Ay Kimler Dağılıyor?

Bütün yılın röntgenini çektiğimizde karşımıza şöyle bir tablo çıkıyor:

  • Kasım – Rutini Olmayanlar: Tempoya ayak uyduramayanlar ve ilk pes edenler.
  • Şubat – Yarıyıl Rehaveti: Tatilden dönünce odağını toplayamayanlar.
  • Mart – Genel Kitle: “En zor ay”; bıkkınlık, yorgunluk ve "netlerim artmıyor" hissi.
  • Mayıs – Derece Öğrencileri: “Tatlı bir kibir”, aşırı stres veya tükenmişlik yaşayanlar.

Şimdi gelin, bu aylara mercek tutalım; öğrenciler neden eleniyor ve oyunda kalmak için ne yapmalılar?

1) Kasım: İlk Büyük Filtre — Rutini Olmayanlar Sessizce Düşer

Kasım ayı birçok aile için şaşırtıcıdır. Sınava daha çok var sanılır ama ilk büyük kopuş tam da burada yaşanır. Çünkü Kasım ayı öğrenciye şu soruyu sorar: “Bu iş heves mi, yoksa sistem mi?”

Heves, sizi 2-3 hafta taşır. Sistem ise 8-9 ay boyunca ayakta tutar. Rutini olmayan öğrenci; bir gün gaza gelip 4 saat çalışır, sonraki üç gün hiç çalışmaz. Denemede beklediği sonucu göremeyince zihninde o tehlikeli cümle belirir: "Ben yapamıyorum galiba."

İşte eleme böyle başlar: Bir günde değil, her gün bir tık geriye giderek.

Kasım’ı Kazanmanın Kuralı: “Mükemmel program” peşinde koşma, “sağlam rutin” kur.

📌 Öğrenci İçin Reçete:

  • Her gün aynı saatlerde (kısa da olsa) masa başına otur.
  • Çalışma süresi değil, başlama alışkanlığı kutsaldır.
  • Deneme sonuçları kötü gelince hemen program değiştirme refleksini frenle; önce yanlışların nedenini bul.

📌 Veli İçin Kritik Rol:

  • Kasım’da çocuğu sürekli “gazlamak” değil, düzen kurmasına yardım etmek gerekir.
  • Her gün “Kaç soru çözdün?” diye sormak yerine, “Bugün masaya oturdun mu?” sorusu çok daha değerlidir.

2) Şubat: Yarıyıl Rehaveti — Tatil Dönüşü Odak Kaybı

Yarıyıl tatili LGS öğrencisi için hem büyük bir fırsat hem de sinsi bir tuzaktır. Beyin tatili sever; dönüşte o sıkı disipline bir anda “klik” diye geçiş yapamaz. Bu dönemde iki tip öğrenci düşüşe geçer:

  1. Tatilde tamamen dağılanlar (dönüşte toparlayamaz).
  2. Tatilde kendine aşırı yüklenip patlayanlar (dönüşte isteksizlik yaşar).

Şubat’ı Kazanmanın Kuralı: “Yumuşak Dönüş”

📌 Öğrenci İçin Reçete:

  • Tatil bitince ilk hafta hedefin sadece şu olsun: Ritmi geri kazanmak.
  • Çalışmayı bir anda 0’dan 100’e çekme; 40 → 60 → 80 şeklinde kademeli ilerle.
  • Denemeler geri geldiyse moral bozma, onları veri olarak gör: “Neyi kaçırıyorum?”

📌 Veli İçin Kritik Rol:

  • Tatil dönüşü düşen netlere dramatik tepkiler verme.
  • Çocuğun duygusuna kapılıp hedefi kaybetmek, veliyi de “elenenler” grubuna sokar.
  • En iyi benzetme şudur: Veli, bu süreçte çocuğuyla birlikte ağlayan ikinci bir hasta değil; sakin kalan ve çözüme odaklanan doktor olmak zorundadır.

3) Mart: “En Zor Ay” — Bıkkınlık, Yorgunluk ve Net Artmıyor Hissi

Mart ayı, LGS sürecinin psikolojik boğazıdır. Çoğu öğrenci bu ayda aynı şeyi hisseder: "Çalışıyorum ama netler aynı. Hep aynı döngüdeyim. Galiba bende olmuyor."

Mart’ı tehlikeli yapan şey şudur: Öğrenci aslında ilerliyordur ama bu ilerleme henüz puanına yansımaz. Bu gecikme motivasyonu içten içe kemirir.

Mart Ayının 3 Gizli Düşmanı

  1. “Orta-İyi Olma” Konforu (Özellikle 450-470 Bandı): Bu banttaki öğrenciler, bir üst seviyeye çıkmanın zorlu sorumluluğundan kaçabilir. Dışarıdan bakınca “iyi” görünürler ama içeride “tam gaz” yoktur. Övgüyü severler ama bedelini ödemek istemezler. Bu, fark ettirmeden eleten bir konfor alanıdır.
  2. Duygusal Kırılganlık: Bilgi tam olsa bile sınav anında küçük bir uyaran (yan sırada ağlayan biri, gözetmen uyarısı, düşen kalem) odağı parçalayabilir. Sonuç: Sorular yetişmez. Evde 3 dakikada çözdüğü soruyu sınavda yapamaz. Demek ki eksik bilgi değil, duygu yönetimidir.
  3. “Çalışma Körlüğü”: Öğrenci zor sorudan kaçıp hep “yapabildiği” sorulara döner. Kendini iyi hisseder ama “çeldirici fark etme kası” zayıflar. Sınavda tuzak bir soru görünce afallar.

Mart’ı Kazanmanın Kuralı: “Zorlayıcı ama Akıllı Çalışma”

📌 Öğrenci İçin Reçete:

  • Haftada 2 gün mutlaka zor soru antrenmanı yap (özellikle çeldirici yoğun sorular).

  • Her denemeden sonra yalnızca yanlışları sayma, onları sınıflandır:

  • Dikkat hatası mı?

  • Konu eksiği mi?

  • Süre yetersizliği mi?

  • Çeldiriciye mi düştün?

  • Net artmıyorsa “çalışma biçimini” değiştir: Daha çok soru değil, daha öğretici soru çöz.

📌 Veli İçin Kritik Rol:

  • Mart’ta motivasyon düşüşü normaldir; bunu “felaket” gibi yorumlamayın.
  • Veli cümlesi şöyle olmalı: “Netin şu an sabit kalması ilerlemediğin anlamına gelmez. Şimdi verilere bakıp stratejik bir düzenleme yapacağız.”

4) Nisan: Son Düzlük — Kartlar Yeniden Dağıtılır

Nisan, genelde “konular bitti, artık deneme zamanı” denilen dönemdir. Sıralamalar asıl burada değişir. Bazıları rehavete kapılırken, bazıları istikrarlı çalışmanın meyvesini burada toplar.

Nisan’ı Kazanmanın Kuralı: “Deneme = Sınav Provası”

📌 Öğrenci İçin Reçete:

  • Deneme çözerken her şey gerçek sınav gibi olmalı: Süre, ortam, ara vermeme kuralı.
  • Deneme analizi asla ertelenmez; aynı gün veya en geç ertesi gün yapılmalı.
  • “Kolay Sorular” Uyarısı: Bazı aşırı kolay sorular zihni oyalayıp odak düşürür. Öğrenci “Bu kadar kolay olamaz” diye şüpheye düşer, tekrar tekrar okur, vakit kaybeder. Sonra zor soruya geldiğinde zihinsel pili bitmiştir. Hedef: Kolay soruyu hızlı ve temiz geç, zor soruya enerji sakla.

📌 Veli İçin Kritik Rol:

  • Nisan’da veli artık “çalışma saatleri polisi” olmamalıdır.
  • Daha çok bir “analiz ortağı” olmalıdır: “Bu denemede kayıp nerede oldu? Süre mi, dikkat mi, konu mu?”

5) Mayıs: Derece Öğrencilerinin Tuzak Ayı

Mayıs’ta ilginç bir şey olur: En iyi öğrenciler bile düşebilir. Sebepler genelde iki uçtan gelir:

  1. Tatlı Kibir: “Ben zaten yaparım” rehaveti.
  2. Aşırı Stres: “Bu sınav hayat memat meselesi” yüklenmesi.
  3. Tükenmişlik: Çok uzun süredir yüksek tempoda gidip pilin bitmesi.

Mayıs’ı Kazanmanın Kuralı: “Performansı Sabitlemek”

📌 Öğrenci İçin Reçete:

  • Yeni kaynak, yeni sistem deneme iştahını kıs: Artık dönem “sürpriz” değil, “istikrar” dönemidir.
  • Uyku, beslenme, kısa yürüyüşler artık lüks değil, doğrudan puan demektir.
  • Haftalık deneme sayısı artabilir ama analiz kalitesi asla düşmemeli.

📌 Veli İçin Kritik Rol:

  • Mayıs’ta “Hadi biraz daha, az kaldı” baskısı ters tepebilir.
  • Görev: Çocuğun ritmini korumak, stresini yönetmek ve evi gereksiz gerginlikten arındırmaktır.

Strateji Hataları: Bilgi Değil, Yöntem Kaybettirir

Bu maratonda en acı kayıplar, “Çok çalıştı ama yanlış çalıştı” diyenlerden gelir.

  • “Çok soru çözersem kazanırım” yanılgısı → Bilgi hamallığına dönüşür.
  • Zor sorudan kaçma → Çalışma körlüğü yaratır.
  • Bazı dersleri (Fen, Din vb.) ihmal etme → Küçük görünen yanlışlar büyük puanlara mal olur.

Burada temel ilke şudur: Az ama öğretici, düzenli ama sürdürülebilir, denemeli ama analizli.

Oyunda Kalanlar Kazanır

LGS’de elenmek, sınav günü bir anda olmaz. Genelde şöyle bir zincirleme kaza ile olur: Kasım’da rutin bozulur → Şubat’ta dönüş zor gelir → Mart’ta bıkkınlık başlar → Nisan’da deneme yönetimi aksar → Mayıs’ta stres vurur.

Bu yüzden hedefiniz insanüstü bir güçle çalışmak değil; her ay oyunda kalacak kadar sağlam olmak olmalı. Maratonu bitiren, son düzlükte sprint atma şansını elde eder.

Özetle; LGS’yi sadece bilgi değil; rutin, psikoloji ve strateji kazanır.