LGS’de Matematik, Fen ve Türkçe Gerçekten Daha mı Değerli? “Katsayı”dan Daha Büyük Bir Hikâye Var

LGS’de Matematik, Fen ve Türkçe Gerçekten Daha mı Değerli? “Katsayı”dan Daha Büyük Bir Hikâye Var

08.01.2026
İbrahim Özcan

LGS hazırlık sürecinde velilerden ve öğrencilerden en sık duyduğum soru şudur: “Hocam, Matematik–Fen–Türkçe diğer derslerden daha mı önemli?”

Kısa ve teknik cevabı vereyim: Evet. Puan hesaplamasında sistemin omurgası bu üç derstir. Katsayıları yüksektir ve standart sapmada belirleyicidirler.

Ancak uzun ve asıl hayat kurtaran cevap şudur: Bu üç dersin değeri sadece katsayıdan gelmez; sınavın psikolojisini, zamanı ve sıralamayı yöneten stratejik rollerinden gelir. Üstelik "önemsiz" sanılan derslerde yapılan tek bir yanlış okuma, bütün sınavı domino taşı gibi devirebilir.

Bu yazıda meseleyi klasik “Hangi ders kaç puan getiriyor?” tartışmasından çıkarıp çok daha kritik bir yere taşıyacağız: Hangi dersin sınavdaki gizli rolü ne? Nerede tuzak var? Ve evde bu süreci nasıl yönetmelisiniz?

Hazırsanız, LGS’nin stratejik haritasını açıyoruz.

1. Türkçe: Yeni “Eleme Kapısı” ve Zamanın İlk Sınavı

Eskiden Türkçe, birçok öğrenci için “Nasıl olsa hallederiz, ana dilimiz” denilen bir dersti. Ancak son yıllarda (özellikle 2025 projeksiyonunda gördüğümüz eğilimle) Türkçe, sınavın ilk ve en ciddi barajı haline geldi.

Türkçe artık sadece okuduğunu anlama dersi değil; hız, dikkat ve panik kontrolü dersidir.

  • Sınavın Ritmi Burada Belirlenir: Türkçe kitapçığın başındadır. Burada yaşanan bir panik, yetiştirememe hissi veya takılma, zincirleme bir kazaya sebep olur. Moral bozulur, zihin “kaçırdım” moduna girer ve sayısal bölüme (Matematik-Fen) geçildiğinde odak çoktan düşmüş olur.
  • Gerçek Düşman: Çeldiriciler: Türkçe sorularının en sevdiği oyun şudur: Doğru cevabın yanına, “doğru gibi görünen yanlış”ı koymak. Bu yüzden Türkçe, “biliyorum”dan çok “dikkatimi yönetebiliyorum” deme sanatıdır.

Koç Stratejisi (Türkçe):

  • Her Gün Paragraf: Bu bir bilgi değil, bir “kas” işidir. Az ama düzenli çözülmeli.
  • Refleks Geliştirin: Her soruda kendinize şunu sorun: “Beni nerede yanıltmaya çalışıyor?”
  • Kaynak Uyarısı: LGS formatı dışındaki (özellikle ağır TYT/AYT) paragraf kaynaklarından uzak durun. Bunların ritmi ve tuzak dili farklıdır; fayda yerine kafa karışıklığı yaratabilir.

2. Matematik: Sadece Puan Değil, Motivasyonun ve Üst Dilimin Şifresi

Matematik LGS’nin kalbidir. Bunun sebebi sadece yüksek puan getirmesi değildir; iki şeyi aynı anda yapmasıdır:

  1. Puanı hızlı yükseltir.
  2. Öğrencinin “Ben yapabiliyorum, kontrol bende” inancını büyütür.

Özellikle 420–450 puan bandında sıkışan öğrencilerde matematik netindeki artış, çoğu zaman öğrenciyi “bir üst lige” taşır. Matematikteki başarı, Fen ve diğer derslere de taşan bir özgüven yaratır.

Asıl Tuzak: “Yan Kesici” Sorular Sınavda ilk bakışta çok kolay görünen bazı matematik soruları vardır. Öğrenci şüpheye düşer: “Bu kadar kolay olmamalı, kesin bir yerde hata yapıyorum.” Sonra başlar tekrar kontrol etmeye... Tekrar, tekrar... Burada olan şudur: Puanı kazanırsınız belki ama zaman ve zihinsel enerjiyi kaybedersiniz. Biz buna “Yan Kesici Sorular” diyoruz; puan değil, odak çalarlar.

Koç Stratejisi (Matematik):

  • “Puanı Al ve Geç” Refleksi: Kolay soruda kendine şunu söyle: “Bu bir hız ve odak testi.” 20 saniye bandında çöz, işaretle ve ilerle.
  • Mükemmeliyetçilik Tuzağı: Sınavda “mükemmellik” arayışı en pahalı alışkanlıktır. Hedef maksimum doğru + optimum zamandır.
  • Süre Devri Bitti: Eskiden Fen’den artan süre Matematiğe aktarılırdı. Fen zorlaştığı için artık bu lüks azaldı. Matematik kendi süresi içinde çözülmeli.

3. Fen Bilimleri: Yeni “Seçicilik Kalesi”

Fen uzun süre “hızlı çözülür, cepte” algısıyla yönetildi. Ancak son dönemde rüzgar tersine döndü:

  • Metinler uzuyor.
  • Kelime sayısı artıyor.
  • Detay bilgiyi ölçen, seçici sorular çoğalıyor.

“Fen Yorum Sorusu” Efsanesini Çöpe Atın Fen bilimdir. Elbette yorum vardır ama yorum yapabilmek için sağlam bilgi gerekir. “Konuya hakim değilim ama mantıken yaparım” cümlesi, sınavda genelde hüsranla biter.

Koç Stratejisi (Fen):

  • Detay Öğrenin: Konu eksiklerini “genel tekrar” diye geçiştirmeyin. Küçük farkları ayıklayın.
  • Uzun Soru Analizi: Soruyu okurken şu sırayı izleyin: Önce ne istiyor? Verilenler ne? Hangi kavramı ölçüyor?
  • Analiz: Denemelerde Fen yanlışlarını “dikkatsizlik” diye kapatmayın; kazıyın altından mutlaka bir kavram boşluğu çıkacaktır.

4. Din, İnkılap ve İngilizce: “Çerez” Değil, Sıralama Sigortası

Burada çok kritik bir uyarı yapmalıyım: Katsayısı düşük diye bu dersleri küçümsemek, yapılabilecek en büyük stratejik hatadır.

LGS bir sıralama sınavıdır. “Kolay” görülen derste kaçan tek soru, sizi binlerce kişinin gerisine atabilir. İkinci ve daha sinsi etkisi ise Domino Etkisidir. Ara derslerde takılan öğrenci “Olmadı, yapamıyorum” hissine girer, panikler ve ana derslere moral bozukluğu ile geçer.

Koç Stratejisi (Sözel Dersler):

  • Az Ama Tam: Düzenli tekrar ve net konu bitirme ile gidin.
  • Amaç: Bu dersleri garantiye alıp, ana derslere (Matematik-Fen) zihinsel alan açmaktır.

5. Sınavın Şifresi: “Derslerin Değeri” Değil, “Derslerin Rolü”

Bu yazının kalbi burasıdır. LGS’ye bakış açınızı şöyle değiştirin:

  • Matematik: Puan motoru + Özgüven kaynağı.
  • Türkçe: Sınav ritmi + Çeldirici yönetimi.
  • Fen: Seçicilik alanı + Dayanıklılık testi.
  • Diğer Dersler: Sıralama sigortası + Moral koruma alanı.

Sistem çoğu öğrenciyi sınav günü değil, aylar öncesinden eler. Rutini olmayanı, denemeyi doğru analiz etmeyeni, "hız" uğruna doğruluğu feda edeni eler.

6. Evde ve Denemede Uygulanacak Net Yol Haritası

Öğrenci ve veli için uygulanabilir, basit ama acımasız derecede etkili bir plan:

Öğrenci İçin 3 Günlük Rutin:

  1. Her gün: Paragraf (Türkçe kası soğumamalı).
  2. Her gün: Matematik işlem/pratik (Hız ve işlem hatasını azaltmak için).
  3. Gün aşırı: Fen mini tekrar + 10-15 soru (Kavramları taze tutmak için).

Deneme Sonrası: “Altın 30 Dakika” Deneme bittiğinde kitapçığı fırlatıp atmayın. Asıl kazanç şimdi başlıyor. Yanlışlarınızı kategorize edin:

  • Bilgi Eksiği mi? Çözüm: Konu tekrarı yap.
  • Dikkat Hatası mı? Çözüm: Kontrol tekniğini değiştir, yavaşla.
  • Zaman Baskısı mı? Çözüm: Turlama tekniğini uygula (Zor soruda inatlaşma, işaretle ve dön).
  • Çeldirici mi? Çözüm: Şık analizi yap.

Veli İçin Kritik Rol: “Evdeki Duygu İklimi” Çocuğun denemesi kötü geldiğinde evde; sorgu, kıyaslama, panik veya “demek ki olmuyor” havası oluşursa süreç çöker. Çocuk evdeki iklimi sınava taşır. Velinin görevi netleri saymak değil, duyguyu yönetmektir.

7. Bir Not: 7. Sınıflar İçin (Erken Kalkan Yol Alır mı?)

Şu an 7. sınıf olan öğrencilerde (örneğin Yunus Emre gibi) yapılan en büyük hata şudur: “Hadi hemen 8. sınıf konularına abanıp fark atalım.”

Bu yanlıştır. Asıl farkı oluşturacak şey, temeli çelik gibi sağlam yapmaktır.

  • Matematikte işlem, oran-orantı ve denklem mantığı.
  • Türkçede okuma-anlama rutini.
  • Fende kavramların oturması.

Temel sağlamsa 8. sınıf konuları su gibi akar. Temel zayıfsa, 8. sınıf çalışması “çürük zemin üzerine gökdelen dikmeye” benzer; ilk sarsıntıda yıkılır.

En Değerli Ders Yok, “Doğru Strateji” Var

Matematik, Fen ve Türkçe sınavın omurgasıdır, evet. Ama LGS’yi kazandıran şey sadece omurgaya yüklenmek değil; bütün bedeni çalıştıran bir plandır.

Her ders bir stratejidir. Her soru bir rol oynar. Kazananlar, sadece çok çalışanlar değil; bu rolleri doğru okuyanlardır.

Başarılar dilerim.