LGS’de Netleri Zıplatan Gizli Beceri: “Çeldiricilik Kası” (Ve Neden Sorun “Dikkatsizlik” Değil?)

LGS’de Netleri Zıplatan Gizli Beceri: “Çeldiricilik Kası” (Ve Neden Sorun “Dikkatsizlik” Değil?)

09.01.2026
İbrahim Özcan

LGS hazırlık sürecinde velilerin ve öğrencilerin en sık yaşadığı o tanıdık senaryoyu biliyorsunuz: Öğrenci çalışkandır, zekidir, evdeki testlerde harikalar yaratır… Ancak deneme sınavına girince işler değişir. Bir hafta netler uçar, ertesi hafta çakılır.

Evde huzursuz bir fısıltı dolaşmaya başlar: “Bu çocuk aslında biliyor, yapıyor… ama sınavda olmuyor. Demek ki çok dikkatsiz.”

Burada durup büyük bir yanılgıyı düzeltmemiz gerekiyor. Sorunu hemen “dikkat eksikliği” etiketiyle rafa kaldırmak, çözümün üzerini örtmektir. Çünkü çoğu zaman dikkat eksikliği bir sebep değil, bir sonuçtur.

Sınav sadece bilgiyi ölçmez; sınav, baskı altında karar verme, tuzakları görme ve odağı yönetme becerisini ölçer. İşte tam bu noktada, LGS başarısını belirleyen gizli bir yetenek devreye girer: Çeldiricilik Kası.

1. Nedir Bu “Çeldiricilik Kası”?

LGS soruları, sadece doğru cevabı bulmanızı istemez; sizi yanlışa çekmek için tasarlanmış “güçlü çeldiricileri” (tuzak şıkları) elemenizi ister.

Çeldiricilik kası; öğrencinin sınav anında, doğru cevap ile ona çok benzeyen tuzak şık arasındaki ince farkı ayırt edebilme refleksidir.

  • Bu bir yetenek değil, antrenmanla gelişen bir beceridir.
  • “İki şık arasında kaldım” denilen o kritik anda, öğrenciyi doğruya götüren iç pusuladır.
  • LGS’de bilenleri değil, tuzakları görebilenleri ayıran faktördür.

2. Bu Kas Neden Zayıflar? (Evdeki Tuzak)

Peki, evde her şeyi doğru yapan bir çocuğun bu kası neden sınavda çalışmaz?

A) Konfor Alanında Antrenman Yapmak Öğrenci sürekli olarak kendine “kolay gelen”, rahat çözdüğü ya da dilini ezberlediği kaynaklardan çalışıyorsa beyne şu mesajı verir: “Burası güvenli, burada tehlike yok.” Zihin gevşer. Sonra masaya nitelikli ve sert bir deneme geldiğinde öğrenci afallar. Çünkü kolay kaynaklar çeldiricilik kasını çalıştırmaz. Çalışmayan kas da zayıflar.

B) “Çalışma Körlüğü” Sendromu Özellikle 450 puan üstü öğrencilerde sık görülür. Öğrenci o kadar çok soru çözer ki, soruları okumadan “tarzından” tanımaya başlar.

  • Evde hep doğru → “Ben biliyorum” hissi oluşur.
  • Beyin otomatik pilota geçer.
  • Bu bir tür körlüktür. Sınavda soru kalıbı biraz değiştiğinde, öğrenci o ince tuzağı göremez ve “Ben bunu nasıl kaçırdım?” şoku yaşanır.

3. Sınavdaki İki Büyük Düşman: “Yan Kesici” ve “Seçici” Sorular

Sınavdaki hatalara “dikkatsizlik” deyip geçmeyin. Sınavın stratejik kurgusu öğrenciyi hataya sürükler.

  • Yan Kesici Sorular: Bunlar ilk bakışta çok kolay görünür. Amaçları her zaman yanlış yaptırmak değildir; zaman ve odak çalmaktır. Öğrenci “Bu kadar kolay olamaz” diye defalarca kontrol eder, dakikalar harcar. Zihin yorulur, şüphe artar.
  • Seçici Sorular: Yan kesici sorularda yorulan zihin, işlem yükü ağır olan seçici soruya gelince tükenir. “Acaba boşa mı uğraşıyorum?” kaygısı başlar.

Özetle: Sınavda yaşanan dikkat dağınıklığı bir karakter kusuru değil; yanlış yönetilen enerjinin ve stratejinin doğal sonucudur.

4. “Orta İyi Olma” Konforu: Sorumluluktan Kaçış

450–470 puan bandında sıkışıp kalan öğrencilerde gördüğümüz ilginç bir psikoloji var. Biz buna “Teyze Olma Sendromu” diyebiliriz.

Teyze olmak harikadır; yeğeni seversiniz, oyun oynarsınız, iyi anları paylaşırsınız. Ama çocuk ateşlendiğinde veya gece uyumadığında o ağır sorumluluk annededir. Bazı öğrenciler de LGS sürecinde “Teyze” gibi davranır:

  • Sürecin içinde gibidir, potansiyeli vardır (“orta iyi”dir).
  • Ama zirveye çıkmanın o ağır, uykusuz ve disiplinli sorumluluğunu (Anne olmayı) almak istemez.
  • Veli “Biraz daha itseler yapacak” diye umutlanır; öğrenci ise “Zaten fena değilim” konforuna sığınır.

Öğrencinin netlerinin zıplaması için önce şu kararı vermesi gerekir: “Ben bu başarının tüm sorumluluğunu ve bedelini alıyor muyum?”

5. Çeldiricilik Kasını Geliştiren 5 Net Antrenman

Peki, bu kası nasıl güçlendireceğiz? İşte evde uygulanacak reçete:

1) Soru Kökü ve İspat Takibi Öğrencilerin klasik hatası: Sorunun gidişatını tahmin edip şıklara koşmak.

  • Kural: Sadece cevabı bulmak yetmez. Sorunun ne istediğini ve cevabın neden o olduğunu kendine ispatlamadan şıkkı işaretleme. Şıklardaki rakamların cazibesine kapılma.

2) Evde Hız Değil, “Minimal Hata” Hedefi Ev çalışmasında kronometreyle yarışmak, bu aşamada tehlikelidir.

  • Kural: Evde acele etmek, sınavda hata getirir. Önce yavaş ama işlem hatasız çözmeyi öğrenin. Hız, doğruluk oturduktan sonra kendiliğinden gelir.

3) Zoru Sevmek: Rahatsız Eden Kaynaklara Yönelmek Çeldiricilik kası, sadece zorlandığınızda gelişir.

  • Kural: Hep aynı yayını çözmeyin. Sizi zorlayan, “gıcık” sorular soran kaynaklar aslında en iyi antrenörünüzdür. “Çalışma körlüğünü” ancak çeşitlilik kırar.

4) Veli İçin Rol Değişimi: Ponpon Kız Değil, Teknik Direktör Olun Çocuk kötü bir deneme sonucu getirdiğinde hemen “Üzülme, bir dahakine yaparsın” diyerek o duyguyu yumuşatmayın.

  • Kural: Gelişim için öğrencinin bazen o rahatsızlığı hissetmesi gerekir. “Evet, bu sonuç can sıkıcı. Neden böyle oldu?” diyebilmek, çocuğa yüzleşme cesareti verir. Çocuğun hata yapma ve bununla yüzleşme hakkını elinden almayın.

5) Altın Vuruş: Yanlışı “Yeniden Çözme” Protokolü En verimli çalışma yöntemi budur:

  1. Deneme bittiğinde cevap anahtarını veli eline alır.
  2. Yanlışları sadece işaretler ama doğru şıkkı göstermez.
  3. Öğrenci yanlışı, sanki ilk kez görüyormuş gibi sıfırdan çözer.
  4. Eğer doğruyu bulursa: “İlkinde neyi görmedin?” diye sorulur.
  5. Hala bulamıyorsa destek alınır.

Son Söz: LGS’de kazananlar en çok bilenler değil; en dayanıklı olanlardır. Çeldiricilik kası güçlendiğinde; iki şık arasında kalmalar biter, netler istikrara kavuşur ve deneme sınavı bir “şans oyunu” olmaktan çıkıp bir “veri analizi”ne dönüşür.

Bu işin bir sihri yok. Ama güzel tarafı şu: Bu bir kas ve antrenman yapan herkes geliştirebilir. Artık sadece soruyu çözmeyin; sorunun sizi çözmesine izin vermeyin.