LGS’de Sıçrama Tek Derste Değil: Türkçe Kilit, Ara Dersler Sigorta, Matematik “Eleme Motoru”

LGS’de Sıçrama Tek Derste Değil: Türkçe Kilit, Ara Dersler Sigorta, Matematik “Eleme Motoru”

23.12.2025
İbrahim Özcan

LGS hazırlığında öğrenciyi ve veliyi en çok yoran şey çoğu zaman “bilmemek” değil; denemelerdeki puan oynaklığıdır. Özellikle 420–470 puan bandındaki öğrencilerde şu sahne çok sık yaşanır: Bir denemede her şey yolunda gider, sonraki denemede puan bir anda düşer.

Bu durum, çoğu zaman öğrencinin gerilediği anlamına gelmez. LGS’nin doğası böyledir; performans; uyku, stres, zaman yönetimi, okuma ritmi ve dikkatin anlık dağılması gibi "küçük" görünen etkenlerle dalgalanır.

Asıl kritik soru şudur: Bu dalgayı nasıl yönetip sonucu istikrarlı biçimde yukarı taşırız?

Genellikle iki farklı bakış açısı vardır: Biri "İş matematikten geçer" der, diğeri ise "Sınavı kazandıran şey derslerin birbiriyle kurduğu zincirdir" der. Bu yazı, bu iki stratejik bakışı tek ve güçlü bir plan hâline getiriyor.

1) “En Stratejik Ders” Neden Tek Bir Ders Olamaz?

Çünkü LGS’de başarı, tek bir kapıyı açmakla değil, bir koridoru komple aydınlatmakla gelir. Sınavın mekaniği üç ana sütun üzerine kuruludur:

  • Türkçe, o koridorun ışığıdır: Okursun, anlarsın, hızlanırsın ve böylece panik azalır.
  • Ara dersler (Din–İnkılap–İngilizce), kaymayı engelleyen korkuluk gibidir: “Kolay” diye küçümsenirse sizi en saçma yerden düşürür.
  • Matematik, eleme motorudur: Üst dilimi sıralar, puan farkını büyütür.

Bu üçlü doğru kurulmadığında matematik çalışsanız bile sonuç “tam oturmaz”. Ancak bu denge kurulduğunda, matematikteki net artışı bütün sistemi yukarı çeker.

2) Katman 1: Türkçe — “Her Şeyin Başı” Olması Romantik Değil, Mekaniktir

Türkçe’yi sadece bir “edebiyat dersi” gibi gören öğrenci, LGS’nin en büyük gerçeğini kaçırır: LGS’nin büyük bölümü bir okuma sınavıdır.

2025 LGS’ye dair eğitimci değerlendirmeleri, Türkçe’nin “son yılların en zorları” arasında görüldüğünü; metinlerin daha seçici olduğunu ve okuma disiplininin belirleyici hâle geldiğini açıkça söylüyor (Kaynak: PervinKaplan.com).

Bu şu anlama geliyor: Sözel oturumda Türkçe sizi yıpratırsa sayısalda, özellikle matematikte, “ben yaparım” dediğiniz sorularda bile performansınız düşebilir. Çünkü beyin, yorulunca en önce "dikkatten" kısar.

Stratejik Sonuç: Türkçe’yi “yapıyorum zaten” diye bırakmak, temeli gevşetmektir. Temel gevşeyince matematikte en iyi olduğunuz gün bile süreyi ve odağı kaybedebilirsiniz.

Pratik Alışkanlık (Günlük): Her gün kısa da olsa Türkçe branş denemesi veya paragraf rutini şarttır. Amaç “çok soru çözmek” değildir:

  • Okuma hızını artırmak,
  • Anlamayı derinleştirmek,
  • Uzun metinlerde panik yaşamamayı öğrenmek.

3) Katman 2: Ara Dersler — “Kolay” Diye İhmal Edilen En Pahalı Yanlışlar

Din Kültürü, İnkılap Tarihi, İngilizce… Bu dersler çoğu öğrencide “cepte” sanılır. İşte tehlike tam olarak buradadır. Bu testlerde, geniş kitlenin netleri yüksek olabildiği için 1 yanlışın sıralamadaki bedeli can yakar.

Ara derslerdeki “ufak fireler”, matematikte verdiğiniz büyük emeği gölgeler. Çünkü yarışta herkesin geçtiği bir kapıda takılırsanız, kalabalık üzerinizden geçer.

Ara Ders Stratejisi:

  • “Bırakayım son ay bakarım” YANLIŞ.
  • “Her hafta düzenli, kısa ama kesintisiz çalışma” DOĞRU.
  • Özellikle çeldiriciyi yakalama ve “dikkatsizliğe düşmeme” alışkanlığı kazanılmalıdır.

Bu dersler “puan artıran roket” değil; puan kaybettirmeyen emniyet kemeridir.

4) Katman 3: Matematik — Eleyici Olmasının Nedeni Sadece Katsayı Değil

Matematik; üst dilimde sıralamayı belirleyen, farkı büyüten testtir. 2024 LGS değerlendirmelerinde de matematikte hem oldukça basit soruların bulunduğu, hem de işlem yoğunluğu yüksek ve dikkat isteyen seçici soruların yer aldığı vurgulanıyor (Kaynak: PervinKaplan.com).

2025 sayısal oturum kitapçığında matematik ve fenin 20’şer sorudan oluştuğu görülüyor. Bu yapı şunu doğurur: Matematikte “birkaç soru” sadece puanı değil, psikolojiyi de değiştirir. Bir öğrenci matematikte net artırdığında, kendi zihninde şu kilit açılır: “Bunu yapabiliyorsam, diğerleri de olur.”

Matematik başarısı, çoğu öğrencide başarı zincirini başlatan halkadır.

5) Matematik Netlerini Sabote Eden 3 Klasik Tuzak

Tuzak 1: “Dikkat hatası” maskesi takmış strateji hatası Birçok yanlış “dikkatsizlik” diye açıklanır ama kök neden şudur: Kolay soruda gereksiz oyalanma → süre ve odak kaybı → zor soruya yorgun giriş. Özellikle ilk sorularda “Bu kadar kolay olamaz” şüphesiyle tekrar tekrar okumak, soruyu doğru yapsa bile öğrenciden en değerli iki şeyi çalar: Zaman ve Sakinlik.

Tuzak 2: “Çok soru çözme” yanılgısı (Bilgi hamallığı) Sayıyı artırıp kaliteyi düşürmek; kısa vadede “çalıştım” hissi verir, uzun vadede ilerlemeyi yavaşlatır. Çünkü LGS’de belirleyici olan şunlardır:

  • Yanlışın nedenini bulmak,
  • Çeldiriciyi tanımak,
  • Uzun işlemde hata yapmamak,
  • Süreyi yönetmek.

Tuzak 3: “Çalışma körlüğü” (Konfor alanı) 450+ öğrencilerde daha sık görülür. Hep alıştığı düzeyde kaynak çözer, evde başarı hissi yaşar, denemede beklenmedik bir çeldiriciyle karşılaşınca “bu yayın kötü” bahanesine sığınır. Oysa kas gelişimi, sizi zorlayanın karşısında olur.

6) “Peki Nasıl Çalışacağız?” İki Net Kural

Kural A — Ev çalışmasının amacı hız değil, hatasız kas geliştirmektir Evde “çözüm buldum” deyip geçmek yerine; mümkün olduğunda diğer şıkları da kontrol etmek, işlem disiplinini büyütür. Yeni nesilde metin kısa olsa bile çözüm adımı uzun olabiliyor; bu da zihinsel kondisyon, yani “kas” ister.

Kural B — Yanlış analizi, ders çalışmanın en yüksek getirili kısmıdır Bu süreci bir “Mini Laboratuvar” gibi düşünmelisiniz:

  1. Cevap anahtarını öğrenci hemen görmesin (zihin yönlenmesin).
  2. Yanlışı sıfırdan tekrar çözsün.
  3. Doğru yaptıysa “İlk sefer nerede kırıldım?” diye sesli açıklasın.
  4. Hâlâ yanlışsa QR video yetmeyebilir; öğretmene sor–anla–eve gelip anlat. Anlatabiliyorsa öğrenmiştir.

Bu sistem, “5 yanlışın” bile değerini büyütür: Çünkü yanlış, doğruya giden en kısa yoldur.

7) 450–470 Bandının Özel Düşmanı: “Orta İyi” Konforu

Bu bant, LGS’nin en sinsi bölgesidir. Ne “kötüyüm” diye alarma geçersiniz, ne de “zirvedeyim” diye rahatça devam edersiniz. Tam ortası… Ve tam ortası, insan zihninin en sevdiği yerdir: Sorumluluğu erteleme.

Bu noktada yapılacak şey, çalışma planını “daha çok” yapmak değil; daha net bir hedef ve daha net bir disiplin koymaktır:

  • Türkçe: Her gün (Ritim)
  • Ara dersler: Haftalık firesiz kapama (Sigorta)
  • Matematik: Düzenli çalışma + Yanlış analizi + Zorlukla yüzleşme (Eleme motoru)

8) Strateji Değişince Sonuç Değişir

“Matematik stratejiktir” iddiası doğrudur; “strateji çok katmanlıdır” uyarısı da aynı ölçüde doğrudur. LGS’de sıçrama; tek bir derse abanmakla değil, zinciri doğru kurmakla gelir:

  1. Türkçe: Kilidi açar (Okuma–Anlama–Zaman)
  2. Ara Dersler: Kaybı engeller (Sıralamada düşmemek)
  3. Matematik: Farkı büyütür (Eleme ve Sıralama)

Bu üçü birlikte yürüdüğünde, denemelerdeki dalga küçülür; puan istikrara kavuşur ve öğrenci “ben yapıyorum” çizgisine çıkar. Ve o çizgi, LGS’deki gerçek sıçramanın başladığı yerdir.