Evde Uçuyor, Denemede Çakılıyor Musunuz? LGS Denemelerinin Görünmeyen Kuralları

Evde Uçuyor, Denemede Çakılıyor Musunuz? LGS Denemelerinin Görünmeyen Kuralları

25.12.2025
İbrahim Özcan

“Evde çözüyor, ama denemede yapamıyor.”

Bu cümle, LGS evreninin belki de en sık duyulan, en klasik sahnesidir. Ve ne yazık ki çoğu zaman yanlış okunur. Çünkü ebeveynler ve öğrenciler olarak ilk tepkimiz genellikle "Konu eksiği var" demek olur. Oysa mesele genellikle bilgi eksikliği değil; öğrenci konfor alanından çıkınca devreye giren strateji, stres yönetimi ve sınav kaslarının yetersizliğidir.

LGS tek bir günün sınavı değildir; aylar süren bir eleme maratonudur. Bu maratonun en acı tarafı ise şudur: Birçok öğrenci bilgiden değil, stratejisizlikten elenir. Tıpkı altı delik bir pazar poşeti gibi… Poşetin içinde ürün vardır, bilgi vardır ama öğrenci eve varana kadar yolda “döke döke” ilerler.

Bu yazıda, “Evde doğru – Denemede yanlış” paradoksunun gizli dinamiklerini ve uygulanabilir çözüm yollarını masaya yatırıyoruz.

1. “Dikkat Hatası” Masalı: 10–15 Yanlış Dikkat Değil, Sistem Sorunudur

Sınav sonuç karnesi geldiğinde en sık duyduğumuz savunmalar şunlardır:

  • “Dikkatsizlik yaptım.”
  • “Küçük bir işlem hatası sadece.”

Bu cümleler bazen gerçeği örtmek, vicdanı rahatlatmak için kullanılan şık perdelerdir. Gelin bu durumu netleştirelim:

  • 2 Yanlış: Evet, bu “anlık dalgınlık” olabilir. İnsanlık halidir.
  • 10–15 Yanlış: Bu artık dalgınlık değil; anlamlandırma, çeldiriciye düşme, işlem takibi ve sınav psikolojisi paketidir.

Yani “dikkat hatası” diye etiketleyip geçtiğimiz şeyin altını kazıdığımızda çoğu zaman şunlar çıkar: Sorunun dili öğrenciye ağır gelmiştir, soru kökünde ne istendiği tam çözülememiştir, yakın doğru şıkka (çeldiriciye) kolayca düşülmüştür veya bilgi vardır ama stres altında o bilgi soruya aktarılamamıştır.

Unutmayın; LGS “bileni” değil, çoğu zaman bildiğini yönetebileni seçer.

2. Ev Çalışması ve Deneme Aynı Şey Değildir: Biri “Öğrenme”, Diğeri “Kaos Yönetimi”

Ev ortamı ile sınav salonu arasındaki farkı anlamadan bu sorunu çözemeyiz.

  • Evde çalışmanın amacı: Konuyu derinlemesine öğrenmektir.
  • Denemenin amacı: Zaman + Stres + Strateji yönetmektir.

Evde test çözerken sadece doğru şıkkı bulup geçmek, futbolda “antrenmanda topa şöyle bir dokundum” demek gibidir. Maçta (sınavda) bu dokunuş işe yaramayabilir.

Ev çalışmasında doğru yaklaşım şudur:

  • Doğruyu bulsan bile durma.
  • Diğer şıkları da kontrol et: Neden yanlış? Neden çeldirici?
  • Mantığı güçlendir: Denemede kullanacağın kısa yolların temeli burada atılır.

Deneme ise bambaşka bir dünyadır: Süre vardır, baskı vardır, iç ses sürekli “Ya yanlışsa?” diye fısıldar ve dikkat dağıtan küçük panikler yaşanır. Yani deneme, bir bilgi sınavı olmaktan çok, “kriz anında karar verme” sınavıdır.

3. “A Yayını – B Yayını” Yanılgısı

Bu konudaki tespitlere göre: Öğrenci evde genellikle kendini iyi hissettiren kaynaklara (A Yayını) yönelir.

Bu çok insani bir reflekstir. Beyin “başardım” hissini sever, dopamin salgılar. Ama denemeler size “başardım” hissi dağıtmak için değil, sizi elemek için vardır.

Sorun şurada başlar: Evdeki kaynakların çeldiricileri zayıfsa, çocuk konuyu bildiğini sanır. Ancak denemede çeldiriciler güçlenip seçenekler birbirine yaklaşınca, öğrenci “konuyu bildiği” hâlde tuzağa düşer.

Çözüm: Kaynak havuzunuzu sadece “yapabildiğiniz” ile değil, sizi zorlayan B ve C grubu yayınları ile genişletin. Hedefiniz özellikle 450 puan bandı ve üstüyse, çeldirici kalitesi yüksek kaynaklar çözmek şarttır.

4. “Çeldirici Kası” Diye Bir Şey Var (Evet, Kas!) ve Gelişir

Denemelerde şıklar birbirine çok yakındır. Evde rahat kafayla fark ettiğiniz o minik detay, sınav anında görünmez olabilir. Bu durum zekâ ile ilgili değil, bir “kas” gelişimi ile ilgilidir.

Çeldirici kasını büyütmenin yolu: Yanlışı hemen silip çocuğa doğruyu anlatmak değildir. Çocuğa şunu yaptırmaktır:

“Yanlış şık neden bu kadar inandırıcı geldi?”

Çeldiriciyi bir “tuzak mekanizması” gibi analiz etmelisiniz. Çocuk zamanla şunu öğrenir: “Ben bunu bilmediğim için değil, yanlış şıkkın oyununa geldiğim için kaçırdım.” Bu farkındalık, deneme performansını ciddi oranda değiştirir.

5. İşlem Hatası Değil, “İşlem Devamlılığı” Problemi

Velilerin en sık düştüğü yanlış teşhis: “İşlem hatası yaptı.” Eda Hoca’nın daha keskin teşhisi: “Kalem kullanmıyor.”

Çocuk evde soruları kafadan çözmeye alışıyor, kalemi az kullanıyor. Sınavda stres artınca beyin o kısa yolları sürdüremiyor ve kâğıda dökülmeyen işlem hataya dönüşüyor.

Çözüm çok net:

  • “Ben kafadan yapıyorum” cümlesine romantik bakmayın.
  • Kural: Kalem aklın uzantısıdır.
  • İşlemler yazılacak. Adımlar görünür olacak.

Bu, özellikle matematik ve fen sorularında puanı “sessizce” yükselten en önemli alışkanlıktır.

6. Eve Gelince Neden Çözebiliyor? (Tanıdıklık İllüzyonu)

“Eve geldi, kitapçığı açtı ve soruyu hemen çözdü.”

Bu cümle genellikle yanıltıcıdır. Çünkü çocuk sınavda o soruyla zaten 2-3 dakika boğuşmuştur. Yani soru artık ona “yabancı” değildir. Eve gelince soruyu sıfırdan çözmüyor; sınavdaki emeğinin, o zihinsel ısınmanın üstüne çözüyor.

Bu yüzden deneme analizinde kritik nokta şudur: “Bu soruyu çözdün mü?” diye sormayın. “Sınav anında bu soruda neyi anlamlandıramadın, nerede tıkandın?” diye sorun. Soruyu çözmek değil, sınav anındaki tıkanma sebebini bulmak esas iştir.

7. Denemenin Gizli Düşmanı: “Yan Kesici Sorular”

Bazı sorular vardır: Kolay görünür ama insana “emin ol” takıntısı yükler. Biz buna “Yan Kesici” diyoruz. Çünkü bu sorular; zamanınızı keser, dikkatinizi keser ve en önemlisi moralinizi keser.

Senaryo tanıdıktır: Sınava %100 dikkatle başlarsınız. İlk sayfada kolay görünümlü bir soru takılır. 2 kere çözersiniz, şıkları evirip çevirirsiniz. Zaman gider, iç ses başlar: “Ya yanlışsa?” Dikkat seviyeniz %60’a düşer. Sonraki zor soruya zaten düşük dikkatle girdiğiniz için o da “patlar”. Sonra evde çözersiniz, çünkü evde o psikolojik yük yoktur.

Buradaki ders: Kolay sorular bazen motivasyon için değil; ritmi bozmak için oradadır. Ritmini koruyan öğrenci kazanır.

Uygulanabilir Stratejiler: Evdeki Doğruyu Denemeye Taşıyan Plan

Evdeki başarıyı sınav salonuna taşımak için somut adımlar:

  1. Deneme Çözmeyi “Narnia Kapısı” Gibi Düşün: Her soru yeni bir durum, yeni bir dünyadır. Bir önceki sorunun duygusunu (mutluluğunu ya da üzüntüsünü) sonraki soruya taşıma. “Takıldım” demek “bittim” demek değildir. Takıldınsa geç, tur at, geri dön. Bu bir stratejidir.
  2. Kaynak Zorluk Dengesini Kur (A + B + C):
  • A: Isınma / pratik
  • B: Seçici / çeldiricili
  • C: Zorlayıcı / sınır genişleten
  • Sadece A ile çalışan çocuk “iyi hisseder”, ama deneme “iyi his” dağıtmaz.
  1. Yanlış Analizinde Sihirli Soru: Çocuğa şunu sor: “Bu soruda neyi gözden kaçırdın?” Sadece “Anladım” demek yetmez. Gözden kaçan şey netleşmeden o yanlış kapanmaz.
  2. Evde Süreyi Oyuna Sok: Süre baskısı denemede ilk kez yaşanırsa panik üretir. Evde kontrollü girsin. İyi bildiği konularda testleri süreli çözsün. Başlangıç hedefi: Soru başına ortalama süre (ör. 2 dakika) disiplini.
  3. Sınav Simülasyonu Yap: Bazen “steril” ortamda çalışmak, denemedeki kaosu karşılamaz. Masadan kalkmadan, süre tutarak, bazen hafif gürültüde, gerçek deneme düzeninde çözün. Beyin “kaos”u tanıyınca paniği azaltır.
  4. İşlemleri Yazma Kuralı: Özellikle Matematik/Fen derslerinde kafadan işlem romantizmini bırakın. Sınav günü romantizm değil, istikrar kazandırır.

Özel Not: “Google Gibi Davranmak” Yerine Koç Gibi Davranın

Her sorunda çocuğun yanında “vız diye bitmek” kısa vadede rahatlatır ama uzun vadede bağımlılık üretir. Çocuk sorunla hemhal olmalı. Çünkü LGS’de yanında siz olmayacaksınız; yanında kendi stratejisi olacak.

Kaçınılacak Cümleler:

  • ❌ “Senden hiç beklemezdim.”
  • ❌ “Bu kadar basit şeyi nasıl kaçırdın?”
  • ❌ “Dikkat etsene!”

Kullanılacak Cümleler:

  • ✅ “Bu soruda seni çeldiren neydi?”
  • ✅ “Sınav anında hangi adım koptu?”
  • ✅ “Bunu bir daha yaşamamak için ne kural koyacağız?”

Son Söz

Fark kapanır. Çünkü bu bir kader değil, eğitimli bir beceridir. Evde doğru yapıp denemede yapamamak, çoğu zaman “çocuk bilmiyor” demek değildir.

Daha çok şunu söyler:

  • Çeldirici kası zayıf,
  • İşlem devamlılığı oturmamış,
  • Kaynak seviyesi sınavı temsil etmiyor,
  • Sınav simülasyonu eksik,
  • “Yan kesici sorular” ritmi bozuyor.

Bunların hepsi çalışılarak düzelir. LGS sadece bileni değil; bildiğini yönetebileni seçer. Stratejisi olmayan bilgi, sınav anında ağır bir yüktür. Strateji varsa bilgi, puana dönüşür.