Hata Defteri Öğrenciyi Yorar mı? LGS’de Puan Artıran “Gerçek” Yöntem

Hata Defteri Öğrenciyi Yorar mı? LGS’de Puan Artıran “Gerçek” Yöntem

08.01.2026
İbrahim Özcan

LGS hazırlık sürecinde her velinin ve öğrencinin en sık duyduğu tavsiyelerden biri şudur: "Bir hata defterin olsun. Yapamadığın soruları kes, yapıştır, yanına çözümünü yaz ve sürekli tekrar et."

Mantık olarak kulağa şahane geliyor, değil mi? "Yanlışını gör, dersini çıkar, bir daha yapma." Ancak LGS gibi uzun soluklu, psikolojik dayanıklılık gerektiren bir maratonda mesele sadece kağıt üzerindeki mantık değildir. Mesele; uygulanabilirlik, zaman yönetimi, enerji ve en önemlisi öğrencinin profilidir.

Bazı öğrenciler için bu defter gerçekten işe yarayabilir. Ancak dürüst olalım: Çoğu öğrenci için bu yöntem büyük bir yük, sonu gelmeyen bir angarya ve motivasyonu içten içe kemiren bir taşa dönüşebilir.

Bu yazıda, eğitim dünyasının "her derde deva" kabul ettiği hata defteri efsanesini nazikçe masaya yatıracağız. Sizi ve öğrenciyi yormadan puan artıran, çok daha akılcı ve sürdürülebilir yöntemi adım adım inceleyeceğiz.

1. Hata Defteri Neden Her Zaman İşe Yaramaz? (Matematik Yalan Söylemez)

Hata defteri fikri, temelde "yanlışı görünür kılmak" üzerine kuruludur. Ancak sorun şu ki; yanlış sayısı arttıkça bu sistem kendi ağırlığı altında çöker.

Gelin, LGS temposunda çalışan bir öğrencinin "Hata Defteri Matematiği"ne bakalım:

  • Öğrenci günde ortalama 150 soru çözüyor olsun.
  • Bu öğrenci çok başarılı olsa bile günde 10 yanlış yapabilir.
  • Bu, ayda 300 yanlış soru demektir.

Bir öğrencinin her ay 300 soruyu kesmesi, yapıştırması, deftere yazması, düzenlemesi ve dönüp tekrar çözmesi... Buna ne defter yeter, ne zaman yeter, ne de enerji.

İşin en acı tarafı ise şudur: Öğrenci o defteri hazırlamak için saatlerini harcadığında kendini "çok çalışmış" hisseder. Oysa bu sadece kırtasiye işidir (kes-yapıştır). Tekrar etmeye ve o sorunun mantığını kavramaya vakti kalmadığı için "gerçek gelişim" sağlanamaz.

Bu noktada hata defteri öğretici bir araç olmaktan çıkar; yorgunluk üreten bir fabrikaya dönüşür.

2. Kritik Nokta: Öğrenci Profilini Doğru Teşhis Etmek

LGS’de tek bir reçete ile tüm hastaları iyileştiremezsiniz. Aynı yöntemle herkesi aynı liseye taşıyamazsınız. Çünkü her öğrenci aynı nedenle yanlış yapmaz.

Burada çok pratik bir ayrım yapmamız gerekiyor:

A) 420–450 Puan Bandındaki Öğrenciler

Bu gruptaki öğrencilerin temel problemi genellikle "dikkatsizlik" değildir; gerçek konu eksikleridir. Yanlış sayıları doğallıkla fazladır. Eğer bu öğrencilere hata defteri tutturmaya kalkarsanız, iş "sonu olmayan bir göreve" dönüşür. Öğrenci bir süre sonra yorulur, bıkar ve en tehlikeli duygu olan "Ne yapsam olmuyor" hissine kapılır.

B) 450–470 Puan Bandındaki Öğrenciler

Bu öğrenciler genellikle konuları bilirler. Onların sorunu bilgi eksikliği değil, seçme becerisi ve sınav kası zayıflığıdır. Çeldirici şık ile doğru cevap arasında kalırlar. Çeldiriciyi fark etmek bir "kastır" ve bu kas kes-yapıştır yaparak değil, doğru analiz antrenmanıyla gelişir.

Kısacası: Bir grup "konu tamiri" isterken, diğer grup "sınav becerisi antrenmanı" ister. Hata defteri, bu iki gruba aynı şekilde dayatıldığında çoğu zaman boşa düşer.

3. Peki Ne Yapacağız? Çözüm: "Odaklanmış Deneme Analizi"

İşte burada oyunun kuralları değişiyor. Puan artıran şey, günlük testlerdeki her yanlışı bir deftere taşımak değildir. Asıl sihir, yanlışların desenini (pattern) görmektir.

Bunun en güçlü yolu Deneme Merkezli Analiz yöntemidir.

Neden sadece denemeler? Çünkü deneme sınavı; zamanı ölçer, gerçek sınav stresini simüle eder, LGS'nin dilini gösterir ve yanlışların "hangi koşulda" (yorgunken mi, baştayken mi?) yapıldığını yakalar. Üstelik denemelerdeki yanlış sayısı "yönetilebilir" düzeydedir.

Adım Adım Uygulama Yöntemi

Bu sistemi evde kurmak için şu adımları izleyin:

1. Adım: Veriyi Toplayın

Tüm denemelerin sonuçlarını basit bir listeye ya da Excel tablosuna dökün. Ders ders; Doğru, Yanlış ve Boş sayılarını yan yana görün.

2. Adım: Yanlışları Konu Başlıklarına Ayırın

"Matematikten 3 yanlışım var" demek bir analiz değildir. Analiz şudur:

  • Matematik: 1 Üslü Sayılar, 1 Oran-Orantı, 1 Yeni Nesil Problem.
  • Fen Bilimleri: Basınç, Elektrik, DNA.
  • Türkçe: Paragrafın ana düşüncesi, Dil bilgisi.

3. Adım: Altın Ayrımı Yapın (Eski Konu mu, Yeni Konu mu?)

Her yanlışın kök nedenini etiketlemeniz gerekir. Bu, çalışma planınızın omurgasıdır. Çünkü "her yanlışa aynı ilaç verilmez."

  • Eski Konu: Öğrenilmiş ama unutulmuş veya zayıf kalmış.
  • Yeni Konu: Henüz tam oturmamış, öğrenme aşamasında.

4. Analizden Eyleme: Kişiselleştirilmiş Plan Nasıl Kurulur?

Yanlışın kaynağını bulduktan sonra tedaviye geçiyoruz:

A) Yanlış "Eski Konu"dan Geldiyse (Unutma/Zayıflama)

Burada amaç paslanmış bilgiyi parlatmaktır.

  1. Önce Temel: Kazanım odaklı, basit sorularla konuyu hatırlatın.
  2. Sonra Zorluk: Temel ısındıktan sonra yeni nesil sorulara geçin. Strateji: Önce iskeleti kur, sonra yükü bindir.

B) Yanlış "Yeni Konu"dan Geldiyse (Öğrenmeme)

Sıralama biraz farklıdır.

  1. Önce Mantık: Basit kazanım soruları ile konunun mantığını oturtun.
  2. Pekiştirme: Kazanım + Yeni Nesil soruları harmanlayarak ilerleyin. Strateji: Önce anlama, sonra zorluk.

Dikkat: Bu iki planın birbirine karışması, öğrencide "Ben çalışıyorum ama olmuyor" hissi yaratır. Oysa sorun çalışmakta değil, yanlış sırayla çalışmaktadır.

5. Velilerin ve Öğrencilerin Düştüğü 3 Zihinsel Tuzak

Bu sistemi uygularken şu tuzaklara dikkat edin:

  1. "Soru Sayısı" Yanılgısı: Çok soru çözmek tek başına başarı getirmez. Bu sınav sadece soru sayısı ile kazanılsaydı, ülkenin yarısı birinci olurdu. Asıl formül şudur: Doğru Soru + Doğru Analiz + Doğru Tekrar.
  2. "Çalışma Körlüğü": Özellikle 450 puan üstü öğrencilerde görülür. Öğrenci bildiğini kendine kanıtlamak için hep iyi olduğu konularda (konfor alanında) soru çözer. Sonuç? Evde harika sonuçlar, denemede düşüş. Zor sorularda "çeldirici kası" zayıf kalır.
  3. "Dikkat Hatası" İllüzyonu: Birçok yanlış aslında dikkatsizlik değildir. Sınavın başındaki kolay bir soruda takılan öğrenci şüpheye düşer, zaman kaybeder, zihni bulanır. Sonraki soruda hata yapar ve buna "dikkat hatası" der. Oysa kök neden, sınavın başındaki kriz yönetimidir.

Yorulmadan, Akıllıca Puan Artırmak Mümkün

Hata defteri, ancak çok spesifik durumlarda ve az yanlışı olan öğrencilerde işe yarayabilir. Ancak yanlışı çok olan, konu eksiği bulunan öğrenciler için günlük çalışmalarda bu defter; yük olur, zaman yer ve motivasyon kırar.

Bunun yerine daha gerçekçi ve doğrudan puana dönük yaklaşım şudur: ✅ Sadece deneme yanlışlarını merkeze alan sıkı bir analiz. ✅ Yanlışı konuya ve "eski-yeni" ayrımına göre sınıflandırma. ✅ Bu veriye göre kişisel çalışma planı oluşturma.

Unutmayın; LGS sadece bir bilgi yarışı değildir. Aynı zamanda enerjiyi doğru harcama, psikolojik olarak sağlam (anti-kırılgan) kalma ve strateji sınavıdır.

Kazananlar en çok yorulanlar değil; en akıllı ilerleyenler olur.